Kripto ödemelerinin küresel çapta benimsenmesini en çok yavaşlatan faktörlerin başında güvenlik endişeleri geliyor. Yapılan bir ankete göre, kullanıcıların yüzde 37’si güvenlik risklerini kripto ödemelerinin önündeki en büyük engel olarak görüyor. Siber saldırılar, kimlik avı dolandırıcılıkları ve adres zehirlenmesi gibi yeni tehditler, yatırımcıların sektöre duyduğu güveni sarsmaya devam ediyor. Özellikle, dolandırıcılara ait sahte adreslere dijital varlıklarını göndermeleri için kurbanları kandıran “adres zehirlenmesi” yöntemi, mart ayının ilk üç haftasında 1,2 milyon dolarlık kayba neden oldu.
Buna rağmen, kullanıcıların yüzde 46’sı hız ve verimlilik avantajları nedeniyle kripto ödemelerini tercih ettiğini belirtiyor. Geleneksel bankacılık hizmetlerinin sınırlı olduğu bölgelerde, özellikle Afrika ve Güneydoğu Asya’da, kripto para kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Bu bölgelerde yüksek havale maliyetleri ve bankacılık erişiminin kısıtlı olması, kullanıcıları kripto ödemelerine yönlendiriyor. Latin Amerika’da ise geleneksel havalelerin yüksek işlem maliyetleri, kripto paraların bir alternatif olarak öne çıkmasını sağlıyor. 2024 yılı itibarıyla banka hesabı üzerinden yapılan uluslararası para transferlerinde ortalama yüzde 7,34 işlem ücreti uygulanması, bu dönüşümü hızlandırıyor.
Kripto cüzdan sağlayıcıları, kullanıcı güvenliğini artırmak için çok katmanlı koruma mekanizmaları ve kullanıcı koruma fonları gibi çeşitli önlemler alıyor. Örneğin, bazı platformlar MEV koruması gibi teknolojileri devreye sokarak, önden koşma ve sandviç saldırılarına karşı ekstra güvenlik sağlıyor. Ayrıca, kullanıcıların imza atmadan önce potansiyel tehditleri belirlemesine yardımcı olan akıllı yetkilendirme tespit sistemleri geliştiriliyor. Bunun yanı sıra, bazı platformlar kullanıcılarını “platform düzeyindeki sorunlar nedeniyle varlık kaybına” karşı korumak için milyonlarca dolarlık fonlar oluşturuyor.
Kripto ödeme ekosisteminin büyümesine rağmen, uzmanlar güvenlik tehditlerinin sürekli değiştiğini ve kötü niyetli aktörlerin yeni saldırı yöntemleri geliştirdiğini belirtiyor. Bu nedenle, güvenlik alanındaki gelişmelerin bir “kedi-fare” oyunu gibi süreceği ve kullanıcı farkındalığının her zamankinden daha önemli olduğu vurgulanıyor.