Blokzinciri, şehirlerin geleceğine nasıl yön verebilir?

Blokzinciri teknolojisi birçok endüstriyi dönüştürme potansiyeline sahip. Teknolojinin şeffaf, izlenebilir ve güvenilir yapısı nedeniyle köklü kurumlar, girişimler ve hatta hükümetler blokzinciri uygulamaları üzerine çalışmalarını yoğunlaştırmış durumda. Akıllı şehirler de blokzinciri teknolojisinin kullanıldığı alanlardan biri olarak dikkatleri çekiyor.

Urbanite Ventures tarafından hazırlanan, Arzu Tekir’in yazdığı “Blockchain for Smart Cities, Simplified” başlıklı rapor, blokzinciri teknolojisinin geleceğin akıllı şehirlerine nasıl güç verebileceği ele alınıyor.

Bir uygulama aracılığıyla akıllı telefonlarınız üzerinden oy kullanabildiğinizi düşünün. Ev satın almanın birkaç görüşme sonrasında tamamlanabileceğini ve hem satıcı hem de alıcının kimliklerinin hızlı bir şekilde doğrulanabileceğini hayal edin. Bunlar ve çok daha fazlası sadece bireysel değil, akıllı şehirler için de birer çözüm olabilir.

Bahsedilen senaryolar kulağa uzak, güvensiz ya da uygulaması elverişsiz gibi gelebilir. Ancak dünyanın farklı yerlerindeki şehirler, hükümetler ve şirketler benzer sistemleri test etmeye başladılar bile. Bu testleri yaparken de güvendikleri sistem elbette ki blokzinciri oldu.

Blokzinciri teknolojisinin sunduğu dağıtık veritabanı, eşler arası iletim, şeffaflık ve kayıtların değiştirilememesi gibi özellikler, teknolojiyi birçok farklı sektörde olduğu gibi akıllı şehirler için de oldukça çekici bir hale getiriyor. Bu özelliklerin kullanıldığı bir örnek olarak Singapur’a bakabiliriz.

Singapur’da 2019 yılından itibaren 18 eğitim kurumundan mezun olan öğrenciler OpenCerts adı verilen sistem aracılığıyla blokzinciri ile doğrulanan dijital sertifikalar alabiliyorlar. Singapur hükümetinin desteklediği açık kaynaklı bir proje olan OpenCerts bugüne kadar küresel çapta blokzinciri ile ilişkili yapılan en büyük projelerden bir tanesi.

OpenCerts’in sisteminde her sertifikanın detayı bozulmaya ve değiştirilmeye dayanıklı bir şekilde saklanıyor. Sertifika bir kez oluşturulduğunda veriler bir hash’e dönüştürülerek Ethereum blokzinciri ağında tutuluyor. Blokzinciri teknolojisinin şeffaf, güvenilir ve değiştirilemez yapısı bu dijital kayıtlanır güvenilirliğini ve doğruluğunu sağlıyor. OpenCerts’in önümüzdeki yıllarda binlerce kişiye dijital sertifika vermesi bekleniyor.

Raporda blokzinciri teknolojisinin veritabanı uygulamalarına yönelik örnekler de verilmiş. Dijital kayıtların depolanmasına yönelik Singapur Havayolları Dijital Cüzdan örneği, varlıkların takasına yönelik İsveç mülk yönetimi örneği ve akıllı sözleşmelerin uygulanmasına yönelik de Bangkok’ta Brooklyn’e kadar olan enerji ticareti çözümleri örnek olarak gösterilmiş.

Akıllı şehirlere örnek olarak da Estonya’dan bahsedebiliriz. Estonya 20 yılı aşkın bir süredir teknolojik yeniliklere açık oluşu ve devlet düzeyinde kullandıkları dijital servislerle biliniyor. Son olarak ulusal çapta blokzinciri teknolojisini sağlık endüstrisine entegre eden Estonya’da,  1,3 milyon nüfusun sağlık kayıtlarının bütünlüğünün sağlanması için blokzinciri kullanılacak.

Dubai’nin akıllı şehir vizyonu da blokzinciri teknolojisinde geçiyor. 2013 yılında hükümet ve özel şirketlerin adımlarıyla birlikte harekete geçirilen akıllı şehir girişimi blokzinciriyle şekillenecek. IBM ve şehir yönetiminin kurduğu Dubai Blokzinciri Platformu ulaşım, enerji, sağlık ve eğitim gibi alanlarda blokzincirinin kullanım alanlarını araştıracak.

Blokzinciri teknolojisinin sunduğu fırsatlar şehirlerin geleceğini önemli ölçüde değiştirecek gibi görünüyor. Teknolojinin hayatımıza getireceği yeniliklerin detayları için rapora buradan ulaşabilirsiniz.