Blokzinciri, güvenlik kayıtlarından ödün vermeden birlikte çalışabilirliği sağlayarak tıbbi kayıtları yönetmek için yenilikçi bir araç sunuyor. Ayrıca hastanın gizliliğini koruyarak hastaların, verilerini kimlerin görebileceğini seçmelerine olanak tanıyor.

Sistem, hastalar ve sağlık hizmeti sağlayıcıları arasında daha fazla iş birliğine ve daha iyi sağlık hizmeti sonuçlarına imkan sağladığı için bu teknolojiye yapılan yatırımlar geri dönüşlerle telafi edilebiliyor.

Peki blokzinciri tıp alanında tam olarak nasıl bir fayda sunuyor?

Blokzinciri teknolojisinin tıbbi kayıtların verimli bir şekilde yönetilmesine yardımcı olabileceği üç temel nokta var:

Güvenlik

Mevcut sağlık yönetim sistemleri siber saldırılara karşı savunmasızdır. 2017’deki WannaCry saldırısında etkilenen İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi’nin gördüğü zarar bunun göstergelerinden birisi olmuştu.

Blokzinciri teknolojisinin sunduğu şeffaflık ve şifreleme yöntemi, alıcının bilgilerin geçerliliğini doğrulamasını sağlar ve korsanlık olasılığını ortadan kaldırır. Böylelikle tıbbi kayıtların tutulduğu sistemler bilgisayar korsanlarına karşı korunur ve sistemin bütünlüğü sağlanarak güvenirliliği arttırılır.

Yönetmeliklere uyum

Bu noktada, bazı gelişmiş ülkelerde veri koruma ile ilgili yeni getirilen yönetmeliklere uygun olarak blokzinciri üzerinde akıllı sözleşmeler oluşturma yeteneği, tıbbi veriler için elverişlidir. Akıllı sözleşmeler sigortalı verilere erişimi işlemek, doğrulamak ve yaptırım uygulamak için isteğe bağlı mantık bileşenlerinin girişine izin verebilir.

Maliyet tasarrufu

Tıbbı kayıtların belirli konumlar arasındaki transferleri ciddi maliyetlere yol açabiliyor.

Verilerin e-posta ile gönderilmesi bir güvenlik riski olarak kabul edilirken, dijital bir varlığın optik bir ortamda kopyalanmasında da bariz bir verimsizlik vardır. Ek olarak önceki sonuçların bulunmaması nedeniyle yapılan tekrarlı görüntüleme çalışmaları gecikebiliyor ve tedavi için finansal bir yük oluşturabiliyor.

Dağıtık bir veritabanı olarak kabul edebileceğimiz blokzinciri, temel olarak birlikte çalışabilir ve yetkili veri alışverişinin ek bir maliyeti yoktur.

Küresel çapta sağlık sektöründeki blokzinciri pazarının 2024’e kadar hızlı bir büyüme göstermesi bekleniyor. Henüz sağlık sektörü için başlangıç aşamasında olan blokzinciri teknolojisi ilerleyen yıllarda bu alandaki kurumların çeşitli çalışmalarıyla oldukça yaygın bir hale gelecek. Özellikle tıbbi kayıtların güvenliği ve veri ihlalleri gibi konularda ciddi çözümler sunan blokzincirinin sağlık sektöründe ana akım haline geldiğini görmek hem tüketiciler hem de kurumlar için oldukça faydalı olacaktır.