Blokzinciri salgın hastalıklarla mücadeleyi koordine edebilir

İnsanlık olarak, giderek daha fazla mobil hale gelen günümüz dünyasında ölümcül salgın hastalıkların kaçınılmaz bir tehdit olduğunu bir kez daha gördük. Bu nedenle yeni salgınları hızlı bir şekilde tespit etmek ve etkili bir şekilde yanıt verebilmek için doğru sistemlere sahip olmamız gerekiyor.

Science Magazine’de paylaşılan makaleye göre, araştırma verilerinin ve materyallerinin (patojenin genetik kodları gibi) paylaşımı, ortaya çıkan bulaşıcı hastalıklara karşı yanıt vermede kritik bir rol oynayabilir. Bu kaynakların dünya çapındaki bilim adamları, hükümetler ve şirketler arasında hızla paylaşılması, etkili halk sağlığı müdahalelerinin tasarımı ve uygulanması, hedeflenen aşılar, teşhisler ve ilaçlarla ilgili araştırma ve geliştirme (AR-GE) için son derece önemlidir. Ancak SARS, MERS ve Zika gibi önceki salgınlarda da görüldüğü üzere uluslararası işbirliği istenen seviyede gerçekleştirilemiyor.

Mevcut Engeller

Science Magazine’de yayınlanan “Salgın Ar-Ge’sini ilerletmek için Blockchain destekli paylaşım” makalesi bu konuda verimli işbirliği yapamanın önünde engeller olduğunu belirtiyor. Bu engeller genellikle karşılıklı güven eksikliği, fikri mülkiyet haklarıyla ilgili netlik eksikliği ve kamu, özel ve akademik çıkarların çakışmasından kaynaklanıyor. Örnek verecek olursak; bilim adamları ve şirketler bilimsel yayınları veya patentleri korumakla ilgilenebiliyorlar. Ülkeler de epidemiyolojik verilerin siyasi veya ekonomik duyarlılığı konusunda endişe duyabiliyorlar. Bu nedenle araştırma verilerinin paylaşımı konusunda genellikle hassas davranılıyor. Ayrıca veri ve materyal alışverişi, hızlı işbirliğini engelleyebilecek karmaşık yasa ve düzenlemelere bağlı.

Blokzinciri Çözümü

Araştırmacılara göre Ar-Ge paylaşımı ve işbirliğinin önündeki mevcut engelleri aşmak için blokzinciri teknolojisi kullanılabilir. Böyle bir sistem mevcut olanın yerine geçmek yerine onu iyi bir şekilde destekleyebilir. Değiştirilemez ve şeffaf bir yapıya sahip olan blokzinciri, mevcut sistemler ve kullanıcıları arasındaki izlenebilirlik, denetlenebilirlik, akıllı kimlik ve erişim yönetimine katkıda bulunabilir. Buna ek olarak merkezi makamların kontrolüne ihtiyaç duymadan kullanıcılar arasındaki kurallar ve anlaşmaların uyumu otomatik olarak izlenebilir.

Araştırmacılar işbirliği için geliştirilecek blokzinciri çözümünün bir standart olmasının kolay bir iş olmayacağını da vurguluyor. Açıklanan teknolojik kavramların birçoğu hala emeklemek döneminde ve dünya çapında dahil edilmesi gereken birçok farklı paydaş ve duyulması gereken birçok farklı bakış açısı var.

COVID-19 salgının yarattığı sıkıntılar birçok devlet kurumunun ve özel şirketlerin mevcut ve gelecekteki salgınlar için ne gibi önlemler alınabileceğine dair kafa yormasına yol açtı. Blokzinciri teknolojisi geliştirilmesi beklenen çözümlerde en dikkat çekici teknolojilerden birisiydi. COVID-19 sırasında da birçok ülkede blokzinciri tabanlı çözümler geliştirildi ya da test edildi. Bundan sonraki dönemlerde de blokzinciri teknolojisinin özellikle sağlık alanında daha sık kullanılacağını görecek gibiyiz.

Blokzinciri sağlık hizmetlerinin geleceğini nasıl değiştirebilir?

SuperApp MenaPay’in yeni fonksiyonu Influencer pazaryeri açıldı

İlk blockchain SuperApp olan MenaPay’in yepyeni hizmeti olan “social store” ile influencerlar ve sosyal medya fenomenleri kendilerine ait tüm sosyal medya kanallarını ve servislerini ekleyerek yeni projeleri için takipçilerinden teklif, destek alabiliyor ve satış yapabiliyor.

Blockchain tabanlı ilk SuperApp olan MenaPay, dijital dünyanın ihtiyaçlarına uygun altyapı ve teknoloji yatırımlarına ve MenaPay uygulamasına yeni özellikler eklemeye devam ediyor.

MenaPay uygulamasının yeni bir fonksionu olan social store ile sosyal medyada içerik üreten influencerlar, MenaPay uygulamasına sosyal medya kanallarını ekleyip, bu kanallara ait servisler açarak takipçilerinden destek alabilir.

Influencerların takipçileri, MenaPay uygulamasında influencer’a servislerin karşılığında desteklerini tek tıkla kolaylıkla gönderebilir. Influencerlar dilerlerse destek gönderecek takipçilerinden mesaj alma seçeneğini de aktifleştirebilir ve böylelikle takipçilerinin mesajlarını okuyabilir.

Sosyal medya kanallarına MenaPay ile destek

Sosyal medyada hazırladıkları videolar fotoğraflar ya da yemek tarifleriyle çok fazla ilgi gören ve beğeni alan spor eğitmeni, diyetisyen, astrolog gibi fenomenlerin son dönemde takipçilerinden destek alması Türkiye’de ve dünyada oldukça popüler hale geldi. Sosyal medya fenomenleri topladıkları destekler ve elde ettikleri gelirler sayesinde takipçilerinin beğendiği içerikleri hazırlamaya devam edebiliyor. Her geçen gün uygulama içerisindeki özelliklerini genişleten MenaPay son zamanlarda popülerleşen influencerların ve sosyal medya fenomenlerinin takipçilerinden destek almasına yeni bir soluk getirerek tek tıkla kolayca, güvenilir bir şekilde destek alınabilmesini mümkün hale getirdi.

MenaPay ile bağış göndermek çok hızlı ve kolay

Takipçilerinin kendisini desteklemesini isteyen influencer veya sosyal medya fenomeni, MenaPay uygulamasına kayıt olarak uygulama içerisinden social store’da kanal açıyor. Store’da kanalların servislerini ve servislere ait ücretleri belirleyip kanalını oluşturuyor. Influencerın takipçileri ise yine MenaPay uygulamasındaki social store’a girip arama seçeneğinden takip ettiği influencerın kanal adını aratarak servis karşılığı desteğini blockchain teknolojisi sayesinde MenaPay ile birkaç saniye içinde kart bilgisi veya kişisel bilgi paylaşmadan influencer’a desteğini gönderebiliyor.

MenaPay CEO’su Çağla Gül Şenkardeş, pandemi döneminde dijital içeriklerin daha tüketildiğini ve buna bağlı olarak dijital içerik üretimlerinin de arttığını belirterek “Son zamanlarda sosyal medya üzerinden destek ve bağış kültürü çok yaygınlaştı. MenaPay uygulamasına getirdiğimiz social store özelliği için Twitch ve YouTube’daki bağış fikrinden ilham aldık” dedi. Gül Şenkardeş şöyle devam etti: “Hem Ortadoğu’da hem de ülkemizde influencer kültürü çok yaygın ama bu alanda pazaryeri uygulamaları çok yeni. MenaPay uygulamasında yeni bir model deneyerek influencerların kolayca destek alabilmesinin önünü açtık. Böylelikle sosyal medyada içerik üreticileri, verdikleri hizmetlerle beraber MenaPay uygulaması üzerinden güvenli ve hızlı bir şekilde destek alabilecekler.” Yeni trendleri yakından takip ettiklerini ifade eden Çağla Gül Şenkardeş, uygulama içindeki “sosyal store” özelliğine yenilikler katmak için çalışmalarına son hız devam ettiklerini sözlerine ekledi.

Blokzinciri tabanlı bir özgün paylaşım ekonomisi modeli

Bitlis Eren Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Selçuk Topal, Blokzinciri Tabanlı Bir Özgün Paylaşım Ekonomisi Modeli çerçevesinde Buluşma Kanıtı (PoM) konsensüs protokolü çalışmasının ilk bölümünü yayınladı. Makalenin özetini okuyucularımıza aktarıyoruz.

Bu çalışma Buluşma Kanıtı (PoM) çalışmasının ilk bölümüdür. Bu bölüm, teknik detaylar vermek yerine model ve sistemine (kabaca) olan ihtiyaç üzerine odaklanmaktadır. İkinci bölümde, modelin tüm teknik detayları ve mimarisi tartışılacaktır. Model, fikir birliğine dayalı paylaşım (buluşma) ekonomi modeline odaklanmaktadır. Paylaşım (buluşma), bir yerde olanlarla o yere gidenler arasındaki ilişkiyi açıklar.

Fikir birliği, bir sosyal faaliyet (konum ve eylem) üzerinde aktif istemciler (istemcinin herhangi bir konum değişimi) üzerine kurulmuştur. İki tip istemci vardır; birincisi bir amaç için bir yere giden (C1 ler) ve ikincisi düzenli olarak bir amaç için bir yerde olanlardır (C2 ler).

C1 en az iki ve C2 en az bir istemciden oluşur. Bu makale, enerji tüketmi yapmaksızın merkezi olmayan bir blokzinciri oluşturmak için Hisseleme Kanıtı (PoS) ve Blokzinciri Tabanlı Konum Kanıtı’nın (BTKK) üstünde bir fikir birliği sistemi olan PoM’u önermektedir. Paylaşım ekonomisi modeli, önerilen blokzinciri modelinin uygulamalarından biridir. HOX adı verilen blokzinciri sistemi, dinamik ulaştırma (lojistik) sisteminden dinamik büyük verilere kadar çok geniş alanlara, dağıtık defter sistemleri için kullanılabilir. HOX, PoM’un bir uygulama örneklemesidir. Sonuç olarak, önerilen model yasal kayıtlar çerçevesinde vergileri kaydetme, adil bir iş gücüyle kazanım ve blokzincirini günlük yaşamda aktif olarak kullanma fırsatı sunar.

Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

E-kitap dağıtımı için blokzinciri kullanılacak

Nikkei’nin haberine göre Japonya merkezli Media Do Holdings, e-kitapların dağıtımı için blokzinciri teknolojisini kullanmayı planlıyor.

Yayıncılar ve elektronik kitapçılar arasında bir aracı olan Media Do, özellikle çizgi roman türünde, Japonya’daki toplam e-kitap dağıtımının yüzde 34’üne sahip. 2019’daki net satışları yarım milyar doları aşmış durumda.

Şirket, aylık 11 milyondan fazla kullanıcıya sahip anime ve manga kataloglama sitesi MyAnimeList’ten başlayarak e-kitap dağıtımı için blokzinciri teknolojisini kullanacak. Buradaki temel amaç korsan yayınlarla mücadelenin yanı sıra dijital içeriğin yeniden satılabilmesi olacak.

Açıklanan son rakamlara göre e-kitap satışlarında yıllık yüzde 30 oranında bir büyüme gösteren Media Do’nun dağıtım kanalında 2000’den fazla yayıncı ve 150’den fazla perakendeci bulunuyor. Şirketin açıklamalarına göre COVID-19 salgını dijital kopyaları tercih eden içerik tüketicileri arasındaki eğilimleri etkiledi.

Media Do Başkanı Kyoji Fujita konuyla ilgili olarak: “E-kitaplar, onları 365 gün 24 saat boyunca istediğiniz zaman satın alıp kullanabileceğiniz bir kolaylık sunuyor. Koronavirüs ile birlikte elektronik kitapların değeri daha çok anlaşılıyor ve kullanımı da gittikçe yaygınlaşacak.” ifadelerini kullanıyor.

Media Do, artan talebi karşılamak ve içerik oluşturucuların çıkarlarını korumak için ekosistemindeki blokzinciri uygulamalarını keşfedeceğini söylüyor. Şirket e-kitapların dağıtımında blokzinciri teknolojisini kullanmak için iki yıl boyunca yaklaşık 2,8 milyon dolarlık bir yatırım kullanmayı planlıyor. İlk blokzinciri tabanlı hizmet ise üçüncü çeyrekte sunulacak.

Blokzinciri teknolojisinin dağıtım kanallarında kullanılmasıyla birlikte sahteciliğin önlenmesi ve ikinci el pazarının canlandırılması hedefleniyor. Daha önce ikinci el kitapları takip etmek zorken blokzinciri teknolojisiyle birlikte Media Do bu tür işlemleri kaydedebilecek ve içerik sahiplerine telif ücreti ödeyebilecek.

TikTok telif hakkı ihlallerinde blokzincirini nasıl kullanıyor?

BCTR Online Etkinlik: “Uluslararası Çalışma Grubu ile Küresel Deneyimler”

Blockchain Türkiye Platformu (BCTR) online etkinlik programlarımız devam ediyor. Yeni buluşmamızda Uluslararası Çalışma Grubu’muz, küresel deneyimleri takipçilerimizle buluşturdu.

Bankalararası Kart Merkezi İş Geliştirme Mühendisi Enes Türk‘ün moderasyonu ile gerçekleşen etkinliğe Huobi China‘dan Endüstri Güçlendirme Merkezi Yöneticisi Frank Fan, Riddle&Code‘dan Fintech İş Geliştirme Direktörü Berit Fuss ile Pazarlama Yöneticisi Ayşenur Yükselal katıldı.

Etkinlikte blokzinciri teknolojisinin güvenlik temelli uygulamaları senaryoları ve Huobi’nin blokzinciri çözümlerinin Çin’deki işletmeleri nasıl güçlendirdiği gibi konulardan bahsedildi. İngilizce olarak gerçekleştirilen etkinliği YouTube kanalımız üzerinden izleyebilirsiniz.

Güney Kore blokzinciri sektörüne öncülük ediyor

2020 yılında artık blokzinciri teknolojisi ya da kripto para birimleri hakkında araştırmalar yapmayan bir ülke kalmadı. Özellikle Merkez Bankası destekli dijital para birimleri konusunda küresel bir yarış söz konusu olduğu aşikar. Dijitalleştirilmiş bir ekonomiye geçişin yanı sıra blokzinciri inovasyonu da ciddi bir popülerlik kazandı. Güney Kore ise bu konuda başı çeken önemli ülkelerden birisi.

Asya’nın dördüncü, dünyanın 11. büyük ekonomisi olan ülke, teknolojik adaptasyon ve deneyimleme açısından lider konumunda. Şimdi ise blokzinciri inovasyonu yolunda teknoloji endüstrisine öncülük ediyor.

İlk olarak 2017 yılında, Bitcoin ve Ethereum gibi kripto para birimlerinin tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaştığı, yıkıcı finansal spekülasyonlar, dolandırıcılık ve yasadışı faaliyetlerle ilgili endişelerin arttığı dönemde düzenleyici adımlar attı. Daha sonra ilk para arzlarını (ICO) yasaklayan ülke, sıkı düzenlemelere rağmen küresel kripto pazarında önemli bir oyuncu olmaya devam etti.

2020 yılına gelindiğinde ise Mart ayında ülkedeki kripto paraları yasallaştıran Özel Raporlama Yasası’ndaki değişiklik kabul edildi. Değişiklik, ülkenin yasal sistemi içindeki kripto para birimlerinin resmi girişini ve yerel blokzinciri endüstrisinin yeniden kurulmasını işaret ediyordu.

Güney Koreli otoritelerin blokzinciri gelişimini zorlamaya yönelik çabaları, ülkenin önemli bir kripto ve blokzinciri merkezi haline gelmesine yardımcı oldu. Ülke şu anda ICON, Blocko ve Kakao Talk gibi büyük şirketlerin blokzinciri altyapısına sahip. Bunun yanı sıra Upbit ve Bithump gibi popüler kripto para borsalarına da ev sahipliği yapıyor.

Bithump, Busan blokzinciri bölgesine yaklaşık 8 milyon dolar yatırım yapma sözü verdi. Düzenleme içermeyen bölge olarak ilan edilen bu Busan, blokzinciri tabanlı projelerin geliştirilmesi için özel olarak seçilen serbest bir bölge haline getirilmişti. Bölge İsviçre’de bulunan Zug bölgesi model alınarak oluşturuldu.

Özel ve Kamu sektörü birlikte çalışıyor

Ülkedeki gerçek inovasyon ise blokzinciri teknolojisinin özel ve kamu sektöründe uygulanmasıyla gerçekleşti. Güney Kore’deki düzenleyici kurumlar blokzinciri teknolojisini ülke için altın bir fırsat olarak değerlendiriyorlar ve özel şirketlere bunu uygulamaya odaklanmaları konusunda çağrıda bulunuyorlar.

Shina Ilbo’nun yakın tarihte yayımladığı bir ankete göre ülkenin Finansal Hizmetler Komisyonu (FSC) tarafından denetlenen düzenleyici sanal alanı blokzinciri tabanlı 380 yeni iş yaratmaya yardımcı oldu ve bunun yanı sıra 110 milyon dolarlık yatırım yarattı.

Sanal alanlar (sandbox) şirketlerin geçici olarak inovasyon ve büyümeye odaklanmalarını sağlamak için onları finansal hizmetler ile ilgili çeşitli düzenlemelerden muaf tutar. Oluşturulan bu alanda yaklaşık 16 şirket büyüme potansiyeli sergiledi ve yatırımlarla birlikte 110 milyon dolar kazandı.

Düzenleyici sanal test alanları, FSC’nin gayrimenkul, chatbot hizmetleri ve yapay zeka destekli kredi değerlendirmesi gibi alanlarda blokzinciri teknolojisinin faydasını değerlendirmesine yardımcı oluyor.

Tüm bunların yanı sıra Güney Kore geçtiğimiz ay merkez bankası destekli dijital para birimleri için bir pilot program başlattığını da duyurdu. Program ülkenin küresel CBDC yarışına resmen girdiğini gösteriyor.

Güney Kore’nin önde gelen kripto ve blokzinciri merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediği aşikar. Küresel duyarlılığın tamamen dijital bir geleceğe doğru kaymasıyla, ülkenin mevcut çabaları, tüm endüstrinin geleceğini bir bütün olarak şekillendirmede büyük bir rol oynayacak.

Güney Kore Merkez Bankası dijital para testlerine başladı

Visa blokzinciri tabanlı dijital dolar patentine başvurdu

ABD Patent ve Ticari Marka Ofisi (USPTO) Visa’nın blokzinciri tabanlı dijital para birimi oluşturmak için bir patent başvurusu yaptığını açıkladı.

Bu patent, dijital dolarların yanı sıra, pound, yen ve euro gibi diğer merkez bankası dijital para birimleri için de geçerli. Böylece dünyanın herhangi bir yerindeki merkez bankasının fiziksel para birimi dijitalleştirilebilecek.

“Digital Fiat Currency” olarak tanımlanan patentin başvurusu, Visa tarafından 8 Kasım 2019’da yapılmış. USPTO bu tarz başvuruların yayınlanmasının uzun sürebildiğini belirtti.

Visa’nın patenti, seri numarasını ve fiziksel bir para birimini içeren talepleri alan bir merkezi varlık bilgisayarı olarak tanımlanıyor. Patente göre itibari para sisteminde dijital para biriminin oluşturulması ve fiziksel para biriminin dolaşımdan kaldırılması blokzincirine kaydedilir.

Visa’nın bu patenti, özel sektörün geleceğin parası adına çalıştığının. da bir kanıtı olarak gösteriliyor.

Visa sözcüsü konuyla ilgili olarak: “Visa, son teknoloji ödeme sistemleri üzerinde çalışan geniş ve yenilikçi bir ekibe sahip. Her yıl yüzlerce fikir için patent başvurusunda bulunuyoruz. Tüm patentler yeni ürün veya özelliklerle sonuçlanmasa da, Visa fikri mülkiyete saygı duyar. Ayrıca ekosistemimizi, yeniliklerimizi ve Visa markasını korumak için aktif olarak çalışıyoruz.

Visa, daha önce de kripto para birimi ve blokzinciri ekosistemini yakından takip ettiğini gösteren hamlelerde bulunmuştu. Geçtiğimiz yıl şirket Libra Birliği’nin ilk üyelerinden biri olarak duyurulmuştu, ancak daha sonra projeden çekildiği açıkladı. Yine geçtiğimiz yıl, ödemeleri daha hızlı ve şeffaf hale getirmek için dağıtık defter teknolojilerini kullanacağı 125 trilyon dolar değerindeki bir pazara girdiğini açıklamıştı.

Kullanıcılar merkez bankası dijital para birimlerini destekliyor

Tayland palm yağı ticareti için blokzincirini araştırıyor

Bangkok Post’un haberine göre Tayland Enerji Bakanlığı palmiye yağı ticareti için blokzinciri teknolojisini araştırıyor. Amaç, aracıların ortadan kalkmasıyla birlikte çiftçilerin daha fazla kâr edebilmesi.

Ülke 2019’da üç milyon ton ham palmiye yağı üretmişti. Ancak endüstri fiyatlandırma ile ilgili sorunlar yaşıyor ve daha önce tarım bakanlığı bu yüzden çiftçilerin protestolarıyla karşılaşmıştı. Palmiye tarlaları yağmur ormanlarını da yok ettiği için sürdürülebilir üretime olan talep gittikçe artıyor.

Bu bağlamda ülkenin Enerji Bakanı Sontirat Sontijirawong, blokzinciri tabanlı bir platform için Taylandlı yağ tüccarları ile birlikte çalışılması emrini verdi. Geliştirilecek çözümle birlikte çiftçilerin rahatlatılması hedefleniyor.

Bakanlık ayrıca COVID-19’un palmiye yağı tüketimi üzerinde olumsuz etkisi olduğunu da belirtti. Tüketimin azalması fazlalık yaratırken bu da fiyatların düşmesine yol açtı.

Blokzinciri teknolojisinin şeffaf ve güvenilir yapısı, üretimin ve dağıtımın izlenebilmesine imkan tanırken aracıları da ortadan kaldırarak maliyetleri azaltabilir. Bu nedenle tedarik zincirinde gittikçe daha fazla kullanılmaya başlanan bu teknolojinin palmiye yağı üreticileri tarafından kullanımı da ilk olmayacak. Dünyanın en büyük palmiye yağı üreticisi olan Malezya, tedarik zinciri izlebebilirliği için BloomBloc firmasıyla birlikte bir blokzinciri çözümü üzerinde çalışıyor. Bu çalışmanın da odak noktası sürdürülebilirlik.

Bunun yanı sıra OpenSc blokzinciri üyesi olan Nestlé de ürünlerinde kullanılan palmiye yağının sürdürülebilirliğini takip etmek için blokzinciri kullanıyor.

Reddit’ten Ethereum tabanlı token hamlesi

Dünyanın en popüler çevrimiçi topluluğu olan Reddit, blokzinciri destekli ödül sistemini duyurdu.

Topluluk Puanları adı verilen blokzinciri tabanlı bu sistem, kullanıcıları sundukları katkılara göre ödüllendiren bir program. Bu puanlar aslında Ethereum blokzincirinde aktarılabilen token’lar. Reddit’teki rozetler, emojiler, GIF’ler için veya premium üyelikler için harcanabiliyorlar. Puanlar bir gönderi paylaşma ve yorum yapam gibi topluluğa katkıda bulunarak kazanılıyor.

Şu ana kadar iki ERC-20 token’ı var gibi görünüyor. Birisi kripto para birimi topluluğundaki (r/cryptocurrency) MOONS, diğeri ise FortNite topluluğundaki (r/FortNiteBR) BRICK.

Her ay parça parça dağıtılacak token’lardan sadece 250 milyon adet mevcut. Kullanıcılar Reddit Karma’da ölçülen aylık etkinliklerine veya katkı puanlarına göre bu token’lardan belirli miktarda kazanabilecekler.

Kullanıcıların topluluk puanlarını saklayabilmeleri için Reddit Vault, yani aslında bir blokzinciri cüzdanı açması gerekiyor. Ayrıca isterlerse diğer Ethereum cüzdanlarını da kullanabilecekler.

430 milyon kayılı kullanıcısı bulunan Reddit dünyadaki ilk 20 web sitesi arasında yer alıyor. Alexa sıralamasına göre ABD’de Google, YouTube, Amazon, Facebook, Yahoo ve Zoom’dan sonra en çok ziyaret edilen 7. web sitesi. Böyle geniş bir kullanıcı tabanına sahip platformun blokzinciri tabanlı ödül programı başlatması birçok kişinin bu vesileyle blokzinciri cüzdanlarıyla tanışmasına da sebep olabilir. Reddit bu token hamlesini ilerleyen dönemlerde nasıl genişletecek hep birlikte göreceğiz.

Yenilikçi Jeton Arzı “Token Offering” Kavramları

Çin Merkez Bankası yasadışı kripto para bağışları hakkında uyardı

Çin Merkez Bankası (PBoC) insanları dijital para birimlerini kapsayan yasadışı finansman tekliflerine karşı uyardı.

Birçok firmanın dijital varlıkları resmi bankanın sahtekarlık olarak nitelendirdiği şekilde kullanmaya başlamasıyla Çin’deki kripto para birimi aktivitelerinde ciddi bir artış oldu. Bunun üzerine Çin Merkez Bankası, dijital para birimi ile ilgili yanlış iddialarda bulunan ve sahtekarlık amacıyla hizmet veren programlar hakkında bir uyarı yayınladı.

Banka, bir menkul kıymet sahtekarlığının nasıl tespit edilebileceğine dair açıklayıcı bir makale yayınladı. Makalede geleneksel sahtekarlık mekanizmalarına ilişkin açıklamaların yanı sıra özellikle halkın “sanal para birimi” ve “blokzinciri” konularına yönelik ihtiyatlı davranmalarını sağlayacak ifadeler de yer alıyordu. Yapılan uyarıya göre birçok dolandırıcılık yöntemi internet üzerinden kurulan yatırım fonları ve elektronik altın yatırımı biçiminde yasadışı bağış toplamayı içeriyor.

Elektronik mağazalar, yatırım emanet operasyonu ve yasadışı yollarla fon toplama amacıyla yapılan geri alım gibi modern elektronik ağ teknolojileri ile üretilen sanal ürünlerin kullanımı dolandırıcılar tarafından tercih edilen yöntemlerdir.

Yetkililer yapılan uyarıda genel olarak insanları risk farkındalığını artırmaya, güvenilir olmaya ve kayıpları önlemeye yönlendiriyor. Yukarıda belirtilenlerin yanı sıra banka, kâr paylaşımı, indirimler ve üyelik kartları da dahil olmak üzere daha geleneksel bağış toplama programlarına karşı da uyardı.

Çin yasa dışı kripto para birimi kullanımına dair önlem almaya çalışırken bir taraftan da dijital para birimine yönelik çalışmalarına devam ediyor. Merkez Bankası son olarak dijital para birimi yuan için testlerin başladığını duyurmuştu. Test programına Starbucks, McDonald’s ve Metro gibi Amerikalı zincirlerin yanı sıra 19 yerel işletme dahil olacak.

Çin’in dijital parası ülke ekonomisini nasıl geliştirecek?

BCTR Rapor: “Kriptopara ve ICO”

0

Blockchain Türkiye Platformu (BCTR), “Hukuk, Düzenlemeler ve Kamu İlişkileri Çalışma Grubu” tarafından hazırlanan “Kriptopara ve ICO” raporu yayınlandı.

Adem-i merkeziyetçi sisteme bölgesinde liderlik eden bir Türkiye yaratmakvizyonu ile Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) çatısı altında bir inisiyatif olarak kurulan Blockchain Türkiye Platformu (BCTR), “Türkiye’de sürdürülebilir blockchain ekosistemi oluşturarak, bu teknoloji ile yeni dönem iş yapış biçimlerinin önündeki zorlukların giderilmesine yönelik bir paylaşım platformu oluşturma” misyonunu kendisine şiar edinmiş, kar amacı gütmeyen bir organizasyon.

BCTR çatısı altında yer alan Çalışma Grupları ile blockchain teknolojisine ilişkin güncel konuları ve kullanım alanlarını değerlendirmek; ilgili paydaşları bir araya getirmek ve Blockchain teknolojisinin Türkiye’de yaygınlaşması, bilinirliği ve kullanımının artırılması, faydalarının araştırılması ve stratejik önceliklerinin saptanması için yayınlar hazırlama ilkeleri çerçevesinde, BCTR ilk raporlarını yayınlamaya başladı.

Hukuk, Düzenlemeler ve Kamu İlişkileri Çalışma Grubu tarafından hazırlanan “Kriptopara ve ICO” raporu, kendi alanında önemli bir ihtiyaca cevap vermek üzere hazırlandı ve stratejik bir yol haritası niteliği taşıyor. Hazırlanan raporun Giriş bölümü aşağıdaki satırlar ile okuyucularını karşılıyor;

Tüm sektörlerin hızla dijitalleştiği günümüzde, ürün ve hizmet sağlayıcıların sunduğu çözümlerin geliştirilmesi ve eksiklerinin giderilmesi ihtiyacı, farklı alternatiflerin üretilmesini sağlamıştır. 2008 yılında bir ödeme yöntemi ve para birimi olarak önerilen Bitcoin ve bu sistemin temelini oluşturan blokzinciri (Blockchain) son yıllarda neredeyse tüm sektörlerde blokzinciri tabanlı ürün ve hizmetlerin hayata geçmesine zemin hazırlamıştır.

Paranın dijital halini daha da ileriye taşıyan kriptoparalar; veri saklama ve taşıma işini, daha önce olmadığı kadar güvenilir bir hale getiren blokzincir; hukuki sözleşmelerin dijital versiyonları olarak kabul edilmeye aday gösterilen akıllı sözleşmeler; projelerin fon toplamak için ürettiği jetonları halka arz ettiği ICO’lar (Initial Coin Offering) ya da şirketlerin hisselerini dijital olarak dağıtabildiği STO’lar (Security Token Offering) yakın dönemde ilgi gören ve merak edilen konular arasına girdi. Bu raporda, kriptoparaların, ICO ve STO’ların hukuki durumları, nelere çözüm sundukları ve bu çözümlerin sunduğu avantajlar ve dezavantajlar ele alınmış olup dünyada kriptopara ekosisteminin uyguladığı regülasyonlar incelenerek, Türkiye’de yapılması beklenen yasal düzenlemeler için öneriler ve Türkiye ekonomisi için yarattığı fırsatlar tartışılmıştır.

İlgili raporu buradan indirebilirsiniz.

Eğer BCTR ağına dahil olmak, kurumsal olarak BCTR Çalışma Gruplarına katılmak, hazırlanan raporlara katkı sağlamak isterseniz üyelerimiz sayfasından detaylı bilgi alabilirsiniz.

BCTR Online Etkinlik: “Blokzinciri ve Birlikte Çalışabilirlik”

Tek bir blokzinciri yok, pek çok blokzinciri ağı ve bunlara bağlı platformlar var. Bitcoin, Ethereum, Ripple, Hyperledger, Quorum… üstelik bu platformlardan bazıları halka açık (public) yapıda bazıları ise özel (private) ağlar. Diğer yandan Ethereum, Hyperledger, Quorum ve benzeri altyapılar bütünüyle birbirinden bağımsız projeler için de kullanılabiliyor.

Tüm blokzinciri ağlarının birbiri ile konuşması mümkün mü? Blokzinciri ağlarında birlikte çalışabilirlik sağlanabilir mi? Gerçek hayatta şirketlerin ve kurumların birlikte çalışma dinamikleri ile dijital dünyadakiler arasında benzerlikler var mı?

Rekaberlik ve dijital ekosistem konusunun en deneyimli isimlerinden birisi ‘Dijital CEO’ Dr. Soner Canko ile blokzinciri çözümleri geliştiren T2 Yazılım Kurucu Ortaklarından Mustafa Sakalsız tüm bu soruların cevaplarını ele alıyor.