Menkul kıymetlere dayalı token yapısı Wall Street’i kurtarabilir mi?

Green Shores Capital ortaklarından Arunkumar Krishnakumar, Daily Fintech için kaleme aldığı yazısında blockchain tabanlı tokenlara farklı bir bakış açısı sunuyor. İşte o makale;

2019, menkul kıymetlere dayalı tokenların senesi olacak. Son birkaç yıl içinde Blockchain endüstrisinde birçok gelişme yaşadık. Özellikle son 18 ay boyunca yaşananlar ise hem pek çok ders çıkartmamızı hem de geleceğe daha sağlıklı bakmamızı mümkün hale getirdi.

Blockchain altyapısında gerçekleşen farklı sermaye yatırım modellerinin yeterince düzenlememiş olması, endüstri açısından ciddi anlamda tutarsızlıkların yaşanmasına yol açtı ve bu durum Blockchain teknolojisinin bile tepkilerle karşılaşmasına debep oldu. Bu endüstrinin tutkulu bir öğrencisi ve danışmanı olarak insanların açgözlülüğünü kontrol atlına alarak zarar görmesini engellediğimiz takdirde kurulacak modellerin çok başarılı olabileceğine inancımı koruyorum.

Menkul kıymetlere dayalı modellerin endüstri açısından en doğru seçim olacağını öngörüyorum. 2018’in sonlarına doğru, bu modele dair pek çok adım attık ve kısa bir süre önce DX Exchange platformunun lansmanını yaptık.

DX Exchange platformu, NASDAQ’da işlem gören ve menkul kıymetleri dayanan köklü ve sağlıklı hisse senetlerinin Blockchain tabanlı olarak işlem görmesini mümkün kılıyor. Bu yapı köklü hisse senetleri için aracıları devreden çıkartarak milyarlarca dolar tasarruf sağlayabilir. Ancak yeni modelin yaklaşımı Wall Street’in geleneksel iş modelini de riske sokuyor.

Peki bu yaklaşım neden daha iyi bir model olsun? ICO’dan daha iyi bir model mi? Yoksa bu da başka bir yutturmaca mı? Yoksa gerçekten menkul kıymetlere dayanan mükemmel bir model olabilir mi?

Kişisel olarak yapılan hatalardan sonra ICO’ların doğru yola doğru adım attıklarına inanıyorum. Aynı zamanda bir erken aşama Girişim Sermayesi yatırımcısı olarak, bir girişime değer vermenin bilimden çok bir sanat olduğunu biliyorum. İlk dönemlerde elinizde çok az veri bulunur. Bu yüzden henüz değeri olmayan bir girişim ICO’ya gittiğinde, token değerlemelerinin her zaman ciddi bir sorun olabileceğini öngörüyorum. Buna rağmen ICO’lar pek çok girişim için güzel bir kaynak elde etme yöntemi olacaklar.

Blockchain uzmanları, Blockchain altyapısı ile yönlendirilen yeni sermaye piyasalarının geleneksel finansal hizmetlerin mevcut durumundan daha farklı olacağını söylüyorlar. Bizim de Blockchain ile yapmaya çalıştığımız şey büyük bir değişim gerektiriyor ve bu ancak tüm paydaşların işbirliği ile gerçekleşebilir.

Eğer bir değer geleneksel pazarlardan Blockchain tabanlı bir pazara geçerse, yeni yapının değerini anlayan ve onu benimseyen geleneksel pazarlardaki kilit paydaşlar olmadan bunu sürdürmek mümkün olamaz. Menkul kıymetler ise bunu başarabilecek kilit rolü oynayabilirler.

Menkul kıymetlere dayalı varlıklar ile değer sorunu çözülüyor. Temel bir hisse senedine göre değerlenen bir tokendan bahsediyorsak türev piyasaları anlayan çoğu kişi bunu satın alır. Tabii ki menkul kıymetlere dayanan bu yeni çözümün güvenilirlik kazanması için, işlemlerin yönetilmesi ile ilgili operasyonel detaylar düzenli olarak düzenlenmeli ve denetlenmelidir.

Blockchain üzerinde çalışan yeni bir pazar yaratacağız, ancak bunu büyük ölçüde geleneksel bir finansal ekosistemin yapısını koruyarak gerçekleştireceğiz. Finans piyasaları açısından bunun ilk doğru adım olduğuna inanıyorum.

Dolandırıcılar olacak mı? Olacak, kesin! Ancak ben kripto varlıklara dayalı aldatmacaların en kötüsünün geride kaldığına inanıyorum ve kontrollü bir ilerleme ile Blockchain tabanlı finansal piyasalarda olası dolandırıcılar ile mücadele edilerek daha iyi bir noktaya doğru ilerleyeceğimize inanıyorum.

Öyle bir gün gelecek ki Hindistan’daki çiftliğimden dünyanın herhangi bir yerindeki hisse senetlerini yönetebileceğim günler gelecek.