Sorununu arayan bir çözüm: Büyük şirketlerde blokzincir

VMware EMEA Ülkeleri Başkan Yardımcısı ve Baş Teknoloji Yöneticisi Joe Baguley “büyük şirketlerde blokzincir” konusunu ele alan bir makale kaleme aldı.

Sorununu arayan bir çözüm: Büyük şirketlerde blokzincir

İş hayatında sihirli değnek her daim çok yakınımızdadır. Her zaman yeni bir şey heyecan uyandırır ve ardından gözden çıkarılır. Geçtiğimiz birkaç yıldır da bulut bilişim, y kuşağı ve sosyal medya heyecan uyandırıyor. Döngü hep aynı şekilde işliyor: Heyecanı giderek en üst seviyeye tırmandıran ilk haberler ve coşku, bir süre sonra ulaşılan doygunluk noktası ve ardından belirsizliğe gömülme ya da standart davranış haline gelerek kabul görme.

Şu sıralar benzer bir heyecanı yaratan bir kavram da blockchain ya da Türkçe adıyla blokzincir kavramı. Benzer şekilde bir anda heyecan yaratan tüm kavramlar gibi, çoğu insan blokzincir kavramını duymuş olmasına rağmen, pek az kişi tam olarak ne olduğunu açıklayabilir. Fortune, blokzincirin bir veri yapılandırma yöntemi ve Bitcoin gibi kripto paraların temeli olarak tanımlarken içinde sıralı işlem bloklarının bulunduğunu ve merkezi bir yetki ihtiyacına gerek duymadan bilgisayar ağlarında dijital bir defter paylaşımı yapabileceğini de yazıyor.

Sorununu arayan bir çözüm

Bir veri tabanı için bu kadar heyecan biraz tuhaf görünüyor. Halihazırda birçok sağlayıcıdan birçok veri merkezine erişebiliyoruz. Bunların hepsinin modern kurumların biriktirdiği veri yığınlarının depolayarak ve dosyalayarak çalıştığı varsayılıyor. Bu geleneksel veri tabanlarının sorunu veri tabanında depolanan bir şeyin her zaman orada olduğunu ve orada olmasının uygun olduğunu hukuki açıdan kanıtlamanın güç olması. Herhangi birinin veri merkezinin içindeki bir şeyin şu anda doğru, dürüst, gerçek ve herhangi biri tarafından oynanmamış veya değiştirilmemiş olduğunu söylemesi çok zor.

Blokzincirde ise bir veri blokzincire yerleştirildiğinde, o blokzincire erişebilen kullanıcıların tümünün haberi olmadan o veride herhangi bir değişiklik yapılamıyor. Başka bir deyişle o veri gizli bir şekilde değiştirilemiyor. Bunun sebebi ise blokzincirin üstüne yerleştirilen veri veya blok, kendisinden önceki tüm bloklardan oluşurken kendisinden sonra gelecek tüm blokların da bir parçası oluyor. Bir değişmez olarak bilinen bu durum aynı zamanda blokzincirin yıldızının birden parlamasının sebeplerinden de biri.

Bir diğer sebep ise blokzincirin yapısı itibari ile bilgisayar korsanları tarafından çökertilmesinin mümkün olmaması. Blokzincirin bu durumu, şirketlerin mutlaka siber saldırılarla karşı karşıya kaldığı bir dünyada başka bir satış noktası olarak dikkat çekiyor. Blokzincir bunu da dağıtık defterlerin kullanılması konseptini temel alarak sağlıyor. Bu durum saldırılabilecek herhangi bir ana noktanın olmaması anlamına geliyor. Yani siber ihlallerin zemin olarak kullandığı normal ağların bağlantılı doğasından faydalanma ihtimali ortadan kalkıyor. Evet, aslında teoride blokzinciri çökertilebilir. Ama bunu yapmak için zincirde yer alan tüm bilgisayarların çökertilmesi gerekiyor ki bu da uygulanabilir bir şey değil.

Yani blokzincir güvenli, çünkü kimsenin bilgisi olmadan değiştirilemiyor; şeffaf, çünkü blokzincirin herhangi bir üyesi, her bir veri parçasının nerede, ne zaman ve kim tarafından oluşturulduğunu görebiliyor. Blokzincir birçok şey yapabiliyor ama sorun arayışında olan bir çözüm izlenimi veriyor. Her şeyi değiştirebilecek muhteşem bir uygulaması bulunmuyor. Mobil cihazlar (sinyal elverdikçe) insanların birbirleriyle nerede olursa olsun telefonda konuşabilmesini sağlıyor. Bulut bilişim, şirketleri BT’lerini fiziksel olarak saklama zorunluluğundan kurtarıyor. Fakat blokzincir kurumların o kritik problemini henüz çözemiyor.

Bu potansiyel kullanımlarının önemli olmadığı anlamına gelmiyor. Tedarik zincirinden finansa, her sektörün ihtiyaç duyduğu ve uğraş verdiği verinin güveni ve kaynağı, blokzincir temelli teknolojiler için bir fırsat niteliğinde.

Elmaslardan Taşımacılık Sektörüne

Blokzincirin bazı sektörlerde er ya da geç bir şeyler kanıtlayacağını gösteren yeterince kullanım durumu olduğu ortada. Bu durum, blokzincirin abartılı kalabalıklar için ani bir heyecan dalgası yaratan bir kavramdan geniş kabul gören bir kavrama dönüşmesine yardımcı olacak. Yalnızca tedarik zincirinde tüm süreci daha verimli ve şeffaf kılmak için blokzincirin kullanılmaya çalışıldığı birçok girişim bulunuyor. Bunların arasında De Beers’ın elmaslar için kayıtların üzerinde oynanmasına karşı korumalı ve kalıcı bir dijital platform oluşturması, Walmart’ın farklı pilotlar ile gıda güvenliği ve ürün takibini geliştirme yollarını araması ve start-uplardan kurumsallaşmış şirketlere kadar taşımacılık sürecini iyileştirmeyi amaçlayan pek çok iş kolu yer alıyor.

Yasal çerçeveden bakıldığında blokzincir akıllı sözleşmeler olarak bilinen sözleşmelerde kullanılıyor. Bu dijital sözleşmeler hem değiştirilemiyor hem de ister varlık alım-satımı (ev ya da araba olabilir) yoluyla, ister bir fon üzerindeki blokenin kalkması (örneğin, belirli miktarda bir işin teslim edilmesi gibi) yoluyla olsun şartlar sağlandığında sözleşmenin hükümleri otomatik olarak uyarlanıyor.

Blokzincirin en popüler kullanım örneğinin kripto paralar olduğunu söyleyebiliriz. Bunun en öne çıkan örneği ise Bitcoin. Bitcoin’in değerindeki dalgalanmalar, blokzincirin bir dağıtım veya ödeme alma yolu olarak kullanılmasında bazı sorunlar yaratsa da dağıtık defter teknolojisine dayalı paraların daha temel sorunları bulunuyor. Öncelikle, yeni kullanıcılar için kripto parayla yapılan her işlemin bir blok olarak kodlanmasını beklemek ve devamında ise o paraya sahip olan herkes için çoğaltılması gerekiyor. Bitcoin gibi bir kripto para için bu dünyanın dört bir yanındaki çok yüksek sayıda insana çoğaltılması anlamına geliyor. Zaman bakımından bir ila otuz saat arasında bir süre alırken herhangi bir perakende işlemi için şu anda uygun olmuyor.

Bitcoini üretmek için harcanan tüm enerji miktarı da bir engel olarak karşımıza çıkıyor. Şu anda Bitcoini üretmek için bilişim gücünü çalıştırmak için harcanan elektriğin değeri Bitcoin’in kendisi kadar. Biraz daha somutlaştırmak gerekirse Mayıs 2018’in sonu itibariyle Amerika’daki 6 milyon ev veya İsviçre’nin tamamında harcanan elektrik, Bitcoin için harcanan elektrikle eşdeğer.

Gerçek potansiyeli ortaya çıkarmak için sınırların üstesinden gelmek

Şu anda bu durum, teknolojinin sınırlarını gözler önüne seriyor. Toplum olarak işlemlerin hızlı olmasına alıştık. Örnek vermek gerekirse bir veri yüklediğimde size bunu söyleyebilirim veya size kahvemi kredi kartımla ödeyebilirim ve sizde hemen durumun ne olduğunu bilebilirsiniz. Ödememi aldığımdan haberdar olmam veya yüklediğim veri bir gün sonra sisteme dahil olması için bir gün beklemem gerekiyorsa para sisteminin ne değeri var? Modern yaşam, modern kurumlar böyle işlemiyor.

Kurumlar bunun nasıl üstesinden gelebilecek? Elbette, teknoloji arayı kapatacak. Genel blok zincirleri, işlemlerin hızına dair güçlükleri aşacak. Aslında aşmak zorunda. Yoksa kavrama gerek kalmayacak. Yine de değiştirilemeyen, şeffaf ve siber saldırganlar tarafından ele geçirilemeyen veri, kurumların olgunlaşmasını bekleyemeyeceği kadar iyi bir fikir. Yukarıda bahsettiğim tüm ilgili taraflar, örneğin De Beers’ın elmas tedarikçilerine, bayilerine, madencilere ve perakendecilere, Walmart’ın gıda üreticilerine, lojistik şirketlerine, dağıtım merkezlerine bağımlı olması gibi her birbirlerine bağımlı olsalar da, pekala bağımsız olabilirler.

Blokzincirin amacına sadık kalan ama zincirin özel, içerideki veya güvenilir ortaklarının diğer tüm üyeleriyle bağlantı kurmasının zorunluluklarının üstesinden gelen başka bir kullanımı daha var. Büyük kurumlar tarafından sadece kendileri ve güvendikleri iş ortakları için hizmete aldıkları zincirler, Bitcoin’in benzerlerinde de olduğu gibi çalışma ispatına gerek duymuyor ve zincir, var olan şirket ağlarında otomatik olarak saptama yapıp kopya alabiliyor. Yine de zincir, verinin sabit, şeffaf ve daha da önemlisi çökertilemez olmasını garanti altına alıyor.

Kurumlar, uygulamalarının yayıldığına tanık oldukça, ağlarının giderek daha da farklı noktalarında veya uygulama altyapılarında dağıtık veri tabanı çözümlerine ihtiyaç duyacaklar. Dağıtık, çoğaltılmış ve değiştirilemeyen veri tabanlarının gerekli olduğu bazı durumlarda blokzincir, en uygun araç oluyor. Sınırdaki yapay zeka kullanımı için nesnelerin interneti sensörlerinden veri toplamak ve sonuçları tekrar merkeze göndermek bunun bir örneği. Bunun var olan sistemlere dikkatlice entegre edilmesi ve kurumların özel blokzinciri yönetebilmesi gerekiyor. Aynı zamanda blokzincir konseptinin büyük ölçekli kurumlardaki hizmete alımının potansiyelini de gösteriyor.

Güven sistemi için doğru kullanımı bulmak

Doğru bir şekilde kullanıldığında, blokzincirin günümüzde belirli sektörleri etkileyen güçlüklerin çözülmesinde yardımcı olduğuna şüphe yok. Bununla beraber şunu da söylemeliyiz ki blokzincir tüm kullanımlar ve hatta tüm veri tabanları ile uyumlu değil. Şu anda kurumların bugünkü çalışma şekliyle uyumlu olmayan bazı sınırlamaları var. Değiştirilemez, şeffaf ve siber saldırganlar tarafından çökertilemez olmasıyla bağımsız taraflar arasında bir güven sisteminin oluşturulmasına yardımcı olabilir. Örnek vermek gerekirse, bu sistem tedarik zincirlerinin verimliliğini ve kaynağını iyileştirmede kritik bir role sahip. Blokzincir özellikle büyük ölçekli organizasyonlarda gerçek bir etki yaratabilir. Kurumların kendi ağlarının giderek bir merkezden bağımsız olmasıyla kritik verilerin depolanmasını ve paylaşılmasını destekleyerek blokzincir kendisinin çözebileceği bir sorun bulmuş olabilir ve böylece kendisinin popüler bir heyecandan standart bir davranışa dönüşmesine yardımcı olabilir.

Joe Baguley
VMware EMEA Ülkeleri Başkan Yardımcısı ve Baş Teknoloji Yöneticisi