Çok hareketli bir konuya, yapay zekanın, sanatın ve non-fungible tokenların (NFT) kesişimine değineceğiz. Bu, aşağıdaki konuları tartışacağımız teknik olmayan bir makale olacaktır.

  1. Blockchain ve Makine Öğrenimi
  2. Algoritmik & Generative (Üretken) Sanat ve Yapay Zeka
    2.1 Algoritmik ve üretken modeller sanat bağlamında nasıl uygulanır?
    2.2 Derin öğrenme modelleri nasıl sanatsal işler üretir?
    2.3 Yapay Zeka ve Sanat arasındaki denge
  3. Kripto Sanatı ve NFT
    3.1 Kripto sanatı ve NFT nedir?
    3.2 NFT pazaryerleri
  4. MicExp-AI x NFT Projesi
    4.1 MicExp-AI x NFT projesi nedir?

Ben kimim?

Blockchain, DeFi & NFT, görsel ve metinsel Machine & Deep Learning, Reinforcement Learning, Finans & Hesaplamalı Ekonomi ve Görsel Sanat ile ilgilenen bir veri bilimcisiyim.

Uzun lafın kısası, teknik becerilerimi ___ bağlamında gerçek dünya değerlerine aktarmak için makine öğrenmesi ve türevlerini kullanıyorum. Buradaki boşluğu “sanat” dolduruyor. Lafı çok fazla uzatmadan başlayalım.

  1. Blok Zinciri ve Makine Öğrenimi

Son yıllarda, makine öğrenimi (ML) ve blok zinciri (blockchain), günümüz işletmeleri arasında büyük bir ivme kazandığı için pazarlarının en etkili teknolojilerden ikisidir. ML’nin ortaya çıkmasıyla birlikte, istatistik odaklı işletmeler, modellerini gerçek dünya dinamiklerini yakalayabilen ML modellerine dönüştürüyor. Yapay zeka sektörü, oyun endüstrisinden, kendi kendini süren arabalara (self-driving cars),  ve otomatik ulaşımdan (automated transportation) kişiselleştirilmiş dijital medya (personalized digital media) ve müşteri hizmetlerine kadar büyük bir etkisi vardır. 

Öte yandan, blok zinciri, protokol tabanlı programlanabilir (yani akıllı sözleşmeler), merkezi olmayan (decentralized), kriptografik (güvenli), zaman damgalı (time-stamped) ve değişmez (immutable) işlemleri mümkün kılan tüm bilgisayar sistemleri ağına dağıtılan dijital bir işlem defteridir (Distributed Ledger Technology). Çoğunlukla finans alanında, fakat artık nerdeyse her alanda pratik kullanım durumları vardır. İşte blockchain sistemlerinin örnek kullanım alanları

  • DeFi (Merkezi Olmayan Finans)
  • dApps (Merkezi Olmayan Uygulamalar)
  • Kripto Para Borsaları
  • Kripto Para Cüzdanları (örneğin metamask)
  • NFT pazarları
  • Gerçek zamanlı IoT (Internet of Things) işletim sistemleri
  • Kişisel kimlik güvenliği
  • Tedarik ve lojistik izleme zinciri
  • Güvenli veri paylaşımı
  • ve birçok alan daha

Hızlıca, blok zincirinin kullanım dağılımı endüstriyel bazda görselleştirelim.

Blockchain’in Endüstriyel Kullanım Dağılımı (Kaynak: https://www.businessinsider.com/blockchain-technology-applications-use-cases

Yukarıdaki grafikten görebileceğimiz gibi, blok zinciri özellikle finans sektörü olmasına karşın, birçok sektörde faaliyet göstermektedir. 

Gel gelelim konumuza, AI ve Blockchain’in birçok kesişimi var. Ancak, bu yazıda NFT ve Yapay Zeka sanatının kesişimininden bahsedeceğim.

  1. Algorithmic & Generative (Üretken) Art ve AI (GAN)

İlk olarak, algoritmik sanat nedir? Wikipedia babamız, şöyle söylüyor

“Algoritmik sanat veya algoritma sanatı, çoğunlukla görsel sanat, tasarımın bir  algoritma tarafından oluşturulan sanat türüdür.”

Yani, temelde bilgisayar biliminin (computer science) bir grup generative (üretken) algoritma ve sanatla kesişimidir. Dolayısıyla “algorist” terimi, algoritmalarla sanat üreten kişidir. Yine Wikipedia babaya “algorist” tanımını soralım.

Algoris” algoritmik sanat yaratan dijital sanatçılara denir.”

Hébert, algoritst terimini, algoritmik olarak şu şekilde tanımlar [3].

if (yaratıcılık && sanat nesnesi && algoritma && kişinin kendi algoritması) {

    return * bir algorist *

} else {

    return * bir algorist değil *

}


Bu basit tanım mantığa uyuyor diyebilirim. Peki ya “generative (üretken) sanat” terimi ne anlama gelmektedir? Wikipedia babaya bir daha fazla soralım.

“Üretken sanat şunları ifade eder: sanat eserinin tamamen veya kısmen özerk ve otonom bir sistem kullanılarak üretilmesidir. Bu bağlamda özerk bir sistem, genellikle insan olmayan, ve bir sanat eserinin, doğrudan sanatçı tarafından verilen kararları uygulayacak, ya da üretecek olan özelliklerini bağımsız olarak belirleyebilen bir sistemdir.”

Üretken sanat ila algoritmik sanat benzer anlamları ifade eder, ve literatürde birbiri yerine kullanılabiliniyor, bu yüzden bundan sonra “generative (üretken) sanat” terimini kullanacağım.

 2.1 Algoritmik ve üretici modeller sanat bağlamında nasıl uygulanır? Doğrudan aşağıdaki akış şemasına dalalım ve bileşenleri tek tek analiz edelim.

Burraston, Dave ve Edmonds, Ernest. (2005). Üretken elektronik müzik ve sonik sanatta hücresel otomatlar: Tarihsel ve teknik bir inceleme. Dijital Yaratıcılık — DIGIT CREAT. 16. 165–185. 10.1080/14626260500370882.

Kısacası, elimizde üretken algoritmalar ve sanat veri seti vardır. Bilgisayar bilimi açısından ihtiyacımız olan tek şey bu. Peki ya sanat perspektifi? Burda da işin içine “Human Artistic Function” kutucuğu giriyor. “Sanatsal bir bakış açısı” vermek için hem algoritmalara hem de verilere bir sürü manipulasyon uyguluyoruz. Bu, üretken sanat bağlamındaki sanatçılara çok özgüdür. Aslında, yukarıdaki çizelgedeki tüm bileşenler, bir sanatçıyı diğerinden ayırt edecek niteliktedir. İlerleyen bölümlerde “Human Artistic Function” kutusunun öneminden kısaca bahsedeceğim.

Uzun lafın kısası, bir algorist uzmanı, bir eser oluşturmak için birçok algoritma ve sanat verisi kullanır.

2.2 Derin öğrenme (AI) modelleri nasıl sanatsal işler üretir?

Yapay Zeka diyerek bir cümleye başladığımızda, bazı istisnalar dışında genellikle ML (makine öğrenimi) veya derin öğrenmeyi (Deep Learning (DL)) işaret ederiz. Bu yazıda AI terimini kullandığımda ML & DL den bahsediyor olacağım. Böylece soru “Sanatsal eserleri üretmek için ML & DL’yi nasıl kullanabiliriz?” oluyor.

Hemen yukarıdaki tabloya hızlıca bir göz atalım. Şimdi, şu ana kadar üretken sanat ile ilgili edindiğimiz bilgilerden sadece, yukarıdaki grafiğin “algoritmaları” bileşeni, ML & DL ile değişiyor. Bu nedenle, eserler üretmek için sanatsal verilerle beslenen ML & DL algoritmalarını kullanıyoruz. Ayrıca, bağlamlarında generative (üretken) olan, görseller ve sinyallerle çalışan birçok ML ve DL algoritması vardır. Muhtemelen en çok kullanılanı Generative Adversarial Networks” (GAN) dır. Bu yazıda GAN’ın ayrıntılarını ele almayacağım ama bunu ileride yapmayı planlıyorum. GAN’lar, eğitim verilerinin dağılımını öğrenen çok güçlü üretici ağlardır. Teknik olmayanlar için, eğitim verilerinin dağılımını tahmin ettiğimizde, insan gözlemciler için yüzeysel olarak otantik görünen bağlama bağlı olarak ortaya çıkan görsel sanat, müzik, video vb. yollarla yeni veriler üretebileceğimiz anlamına gelir. Hem gerçekçi hem de sanatsal özelliklere sahiptir. Dolayısıyla GAN’lar, sanatsal senfoni yaratan, tasarlayan, çizen, besteleyen, zenginleştiren ve üreten oldukça güçlü sistemlerdir. İşte algoritmik sanat bağlamında tanınmış bir sanatçı, medya sanatçısı, yönetmen ve makine zekası estetiğinde öncü olan “Refik Anadol”. O ve ekibi, her yerde bulunan bilgi işlemin insanlığa dayattığı zorlukları ve olasılıkları ve AI çağında insan olmanın ne anlama geldiğini ele almak için bir dizi son teknoloji ML ve DL algoritması uygular. Makinelerin günlük yaşamımıza egemen olduğu günümüzde, zaman ve mekan algısının ve deneyiminin nasıl kökten değiştiğini araştırıyor. İşte sizin için bir YouTube videosu. 

Burda da, GAN’ların genel olarak anlaşılması için bir sonraki cümledeki makaleyi şiddetle tavsiye ediyorum. Buradan uşalabilirsiniz.

2.3 Yapay Zeka ve Sanat arasındaki denge

Bu bölüm öznel yorumlarımı içerir. İşte soru şu: “AI sanatı üretirken AI ve sanat arasındaki doğru denge nedir?”. Benim basit cevabım, var olmadığıdır. Bu, uygulamanın kendisine çok özeldir, çünkü hem algoritmaya hem de veriye yönelik her manipülasyon ve operasyon, farklı kompozisyonlarla sanatla sonuçlanacaktır. Sanat verileri, sanatın doğasında olduğu gibi piksellerden daha fazlasını anlatır ve aslında “üretken” modeller bazı manipülasyonlarla kendi bağlamlarından uzaklaşabilir. 

  1. Crypto Art (Kripto Sanatı) & NFT

3.1 Kripto Sanatı ve NFT Nedir?

Günümüz sanat dünyasında, resim veya heykel gibi geleneksel sanat tekniklerinde olduğu gibi dijital sanat eserleri de son yıllarda hızla gelişmektedir. Sanatçılar nesiller boyu sürdürdüğü sanatsal arayışlarını gelişen dünya ile birlikte dijital yollara taşımaya başlamışlardır. Fiziksel olarak var olan eserler benzersizdir. Ancak bu, dijital sanat eserleri için çok doğrusal değildir. Çünkü bilgisayarlarda veya bulut depolama alanlarında, dijital dosyalarda saklanan bu eserler, kolaylıkla çoğaltılabilir ve sonsuz sayıda basılabilir. Fakat aynı durum, Crypto Art & NFT’lere (Non-Fungible Token) dönüştürülen sanat eserleri için geçerli değildir. Bu nedenle, “benzersizlik ve değiştirilemezlik” kavramı blok zinciri aracılığıyla korunur. Wikipedia babaya Kripto Sanatın ve NFT’nin tam tanımını sorarak daha fazla ayrıntıya gidelim:

“Kripto sanatı (aynı zamanda CryptoArt veya Cryptoart olarak da anılır), blockchain (blok zinciri) kullanılarak üretilen bir sanat kategorisidir.”

Biraz daha detaya inmek gerekirse, şu şekilde bahsedebiliriz.

“Merkeziyetsiz sistemler ve şifreleme bilimininin gelişimini takiben niş bir sanatsal çalışma türü olarak ortaya çıkan, blockchain gibi ağları örneğin,  Bitcoin ve Ethereum kripto para birimlerinin yaygınlaşmasıyla, kripto sanatının popülerliği büyük ölçüde artmıştır. Blok zinciri teknolojisi dijital sanat eserlerini, yalnızca biri tarafından satın alınacak, satılacak veya toplanacak ve merkezi olmayan bir şekilde sürdürebilecek bir ekosistem yaratmıştır.[1]

CryptoArt’ı dijital kreasyonları toplamanın ve ticaretini yapmanın bir blok zinciri yolu olarak düşünebiliriz. Peki ya NFT? NFT’yi şu şekilde tanıtalım.

NFT olarak bir eser satın alan kişi, eserin “orijinal” versiyonuna sahiptir. Bu sayede eşsiz eser artık sonsuza kadar onu satın alan kişiye ait olacaktır. NFT teknolojisi sayesinde dijital sanat eserleri orijinalliğini koruyabilmekte ve takas edilebilir hale getirilebilmektedir. Dijital tasarımların ve sanat eserlerinin benzersizliğini belgeleyen bu teknoloji, sanat tarihi adına bir devrimdir niteliğindedir. Sadece sanata ve sanatçılara değer katmakla kalmaz, eseri ve sanatçıyı da küreselleştirir. Sanatçıların dünyanın her yerinden sanatseverlerle buluşmasını sağlayarak benzer alanların arayışında olan sanatçıların yolları kesişir. Bu çok güçlü bir paradigma.

3.2 NFT Pazaryerleri

NFT eserlerini basit bir şekilde toplama ve ticaret yapmalarını sağlayan bir dizi NFT pazar yeri ve projesi vardır. Herkes, dikkatinizi çekin, herkes ve herkes kripto para cüzdanlarıyla NFT’leri basabilir, listeleyebilir, toplayabilir ve takas edebilir. NFT pazaryerlerinin çoğu, NFT toplama ve ticaretini kolaylaştıran Etherium tabanlı ağlar ve tokenlar (jetonlar) üzerine kuruludur. İşte en büyük sermayeye sahip NFT pazarlarından bazıları.

  • OpenSea
  • SuperRare
  • Rarible
  • Foundation
  • KnowOrigin
  • Binance NFT

ve çok daha fazlası. Burada NFT pazar yerleri hakkında bazı önemli bilgiler ve yorumlar topladım. Sizler için hazırladığım, NFT pazaryerlerinin ayrıntılı ve anahtar kelime odaklı bir özetini aşağıdaki gibi bulabilirsiniz.

  1. MicExp-AI x NFT Projesi

Şimdi MicExp-AI x NFT adlı AI & NFT projemden ve bunun altında yatan fikirlerden bahsedeyim.

4.1 Bu Proje ne hakkında?

MicExp-AI x NFT projesi insan yüzleri, beden dili, mikro ifadeler ve soyutlamalara dayanmaktadır. En büyük motivasyonlarımdan biri “Varoluşsal mikro ifadeler ve makineler tarafından soyutlanması” fikrinin altında yatıyor. Klasik yapay zeka algoritmaları ve halka açık insan yüzü veri setleri kullanarak var olmayan mikro ifadeler, eğitim verilerinde bulunmayan kompozisyonlar üretmeye çalışıyorum. Buradaki amacım, sanatın doğasında olduğu gibi sanat verilerinin piksellerden daha fazlasını anlattığını ve aslında “üretken” modellerin bazı manipülasyonlarla kendi bağlamlarında ortaya çıkabileceğini göstermektir. İşte sizin seçilen kreasyonlar.

MicExp-AI x NFT: Kim bu ünlüler? doğuyorlar mı? Yoksa sadece makinelerin hayal gücü mü? Onlar da insan mı? Belki bunlar genetiğiyle oynanmış yaratıklardır? Cinsiyetleri var mı? Bence değil.
MicExp-AI x NFT: Makineler Travis Scott ürettiğinde ne olur? İşte yapay Travis Scott. Bu benzer mi? Başka bir boyutta mı? Belki makinenin boyutunda? Bu sanat tamamen yapay zeka tarafından üretilir.
MicExp-AI x NFT: Ünlü “Ağlayan Çocuğun Alevli Laneti”nin şeytan veya vahşi tahmini. Kim tarafından tahmin edildi? Cevap açık. Daha da önemlisi, bu nasıl bir hayal gücü? AI neden tekrar “ciko” üretiyor? Belki yanan lanet de vahşi yaklaşımda olduğu gibi evrimleşmiştir?

Bu kreasyonlar belirli bir zamanda yalnızca bir kereye mahsus ve yapay zeka aracılığıyla üretilniştir. Hiç kimse (ben bile) hiçbir koşulda aynısını bir daha üretemez. Bu NFTleri kendi  OpenSea profiliminde bulabilirsiniz. Tüm seriye göz atmayı unutmayın.

Yazar: Can Kocagil

KaynakCan Kocagil / Medium