Blockchain hem kahveyi hem de çiftçileri kurtarabilir mi?

Dünyanın su ile birlikte en çok tüketilen içeceği kahve tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Peki Blockchain bu gidişatı durdurabilir mi?

Henüz etkilerini hissetmiyor olsak da iklim koşulları, küresel ısınma vb. sebepler dünyanın belki de en çok sevilen içeceği kahvenin sonunu getirebilir. Kimi araştırmalara göre son kahve fincanı 2080 yılında içilebilecek. O zamana kadar laboratuvar kahveleri üretilmesi kuvvetle ihtimal. Ancak bu kahve tarımının kurtarılmaması gerektiğini göstermiyor.

Bu konuda kafa yoran pek çok girişim mevcut. Kimi kahve üreticileri de sürdürülebilir kahve tarımı ve üretimi için çeşitli inisiyatifler almış durumda. Bununla birlikte çeşitli organizasyonlar da kahvenin geleceğini kurtarmak için çaba sarf ediyor.

Bunlardan biri olan FairChain Vakfı, son birkaç yıldır hem üreticilerin hak ettiği gelire sahip olması hem de kahvenin gelecekte de içilebilir bir gıda olabilmesi için çalışmalar yürütüyor. Amsterdam, Hollanda merkezli vakıf, geçen yıldan bu yana çözüm alternatifleri arasına Blockchain’i de eklemiş durumda.

BlockChainForGood adı verilen proje özetle kahve hasadı gerçekleştiren çiftçileri, yalnızca hasat değil, tüm tedarik zinciri boyunca sürecin bir parçası haline getiriyor. Etiyopya’daki kahve üreticileri ile çalışan FairChain Vakfı, Moyee markasıyla bir kahve sunuyor. Moyee, FairChain’in Blockchain’i üretimden satışa tüm sürece entegre etmesiyle Avrupa’daki üreticiler arasında bir ilk olarak nitelendiriliyor.

Hollanda ve Etiyopya’daki üniversitelerin de dahil edildiği süreçle Etiyopya’daki küçük çaplı kahve üreticileri ile bu alandaki girişimcilere yönelik eğitim programları da yürütülüyor. Paylaşılan bilgiler ve vakıf tarafından kurulan yerel tedarik zincirleri, istihdam ve yeni yatırımlara kapı açarak Etiyopya ekonomisine katkı sağlıyor. FairChain Vakfı’nın dikkat çektiği nokta, kahve üreticilerinin beş büyük kahve şirketine ürünlerini satmak dışında bir şey yapamıyor olmaları. Zaten, BlockChainForGood projesinin oluşma sebeplerinden biri de kahve ekonomisinde maliyetleri azaltan, tüm paydaşları dahil eden köklü ve yıkıcı bir değişim sağlamak. Vakfın sitesinde yer alan bilgilere göre kahve üreten ülkeler, bir fincan kahvenin oluşturduğu katma değerin sadece yüzde 2’sini alabiliyor.

 

Çiftçinin dostu Blockchain

Blockchain altyapısı için Bext360 ile çalışan FairChain Vakfı, Bext360’ın token bazlı sisteminin en doğru yöntem olduğunu ifade ediyor. Bu platform, ürünler tüm tedarik zinciri boyunca ilerlerken yeni token’lar eklenmesi ve böylece ürünün gerçek değerinin yükselmesine yardımcı oluyor. Blockchain’in yapısı sayesinde üreticilerden tüketicilere kadar ekosistemdeki oyuncuları hepsi tüm aşamalar hakkında bilgi sahibi olabiliyor.

FairChain Vakfı’nın amaçlarından biri de bu yapıyı kahve dışındaki ürünlere de uygulayabilmek. Bu ürünler çay, fındık, çikolata gibi tüm dünyada yaygın olarak kullanılan gıdalar olarak sıralanıyor. Konu, bu açıdan dünyanın en büyük fındık üreticilerinden biri olan Türkiye’yi de doğrudan etkiliyor.