Kriptoparaların ortaya çıktığı günden bu yana blokzinciri teknolojisi iş ve kamu dünyasının gündeminde, ancak bu teknoloji için etkili bir çıkış noktası henüz yakalanmadı. Covid-19 sonrası dönem bunu sağlayabilir mi?

Çin’den gelen söylenti gibi ilk haberler…

Karantina altına alınan şehirler…

Pandeminin ulaşacağı boyutlar için yapılan uyarıların abartılı görünmesi…

… ve nihayet aslında olup bitenin düşündüğümüzden çok daha devasa boyutlarda olması.

Sağlık sistemlerinin ardı ardına çökmesi veya darboğaza girmesini, yaşanan can kayıplarını ve gerek bireysel gerekse toplumsal olarak geçirdiğimi zor günleri bir kenara koyalım. Covid-19 tüm dünyayı, özellikle gelişmiş ülkelerde, ekonomileri benzersiz bir şekilde temellerinden sarstı. Henüz kesin bir hasar tespiti için erken. Ancak üstünde mutabakat sağlanan ortak kanı oluşan bu büyük bir hasarın etkilerinin yıllar süreceği yönünde. Öyle ki Rusya ve Çin’i bile kendine uyduran kapitalist sistem artık tartışılıyor. Dünyadaki servet dağılımındaki adaletsizlik ve sosyal hizmetlerde gelişmiş ülkelerin başarısızlığı yeni normalleri kaçınılmaz kılıyor.

Diğer yandan iş dünyasının da artık yeni iş yapış şekilleri ve modellerine ihtiyaç duyduğu çok net.

2008 yılında kaynağı belirsiz Bitcoin makalesi ile ortaya çıkan Blokzinciri Felsefesinin anlaşılması için yıllar geçmesine ihtiyaç duyuldu. Akıllı sözleşmeler ile bir güven protokolü olarak blokzinciri beklentileri yükseltti. Şu anda ihtiyaç duyulan yeni iş modelleri için elimizdeki en güçlü araçlardan birisi şüphesiz blokzinciri teknolojileri.

Ancak blokzinciri felsefesinin tüm gücüne rağmen teknolojisinin kendini ispatladığı o altın vuruşu henüz göremedik. Bu dünyanın teknoloji devi henüz ortaya çıkmadı. Zaten bunun olması oldukça güç zira işin felsefesi merkeziyetsizlik (adem-i merkeziyet) üstüne kurulu. Ama dünyayı değiştirecek iş modelleri için blokzinciri adına doğru dönem gelmiş olabilir.

Bu pencereden bakıldığında yeni dönemde dünya ekonomilerinde paylaşım kartları yeniden dağılıyor ve blokzincir bu yeni düzende belirleyici önemli bir parametre olmaya muktedir görünüyor.

Sağlık verilerinin paylaşılmasından, küresel ve bağımsız bir para sistemine, kimlik kayıtlarından, uluslararası seyahat onayına kadar blokzinciri yeni dönemde hak ettiği yeri bulabilir.

Belki devrimsel ve vurucu bir adım ile değil ama usul ve yavaşça blokzincirinin bu dönemle birlikte yükselişe geçmesi yönünde. Bu süreç merkezi yapıların bir tercihi olmasa bile artık insanların ve toplumların tercihi kesinlikle bu yönde olacak.

Sabırla bekleyelim,

Dikkatle izleyelim,

Sonuçları görelim.