Para, tarih boyunca gelişim gösteren dinamik bir yapıya sahip olmuştur. Deniz kabukları, boncuklar, deriler, taşlar gibi malzemelerin para olarak kullanımını altın, gümüş ve kayıt para izlemiştir.

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte yeni bir para formu ortaya çıkmıştır. Kripto paralar olarak adlandırılan yeni para formu ile devletlerin tekelinde olan itibari paralara bakış açısı değişmiştir. Piyasadaki kripto paralardan en dikkat çekeni; arkasında devlet desteği olmaması, merkeziyetsiz yapısı ve üçüncü parti kuruluşlar tarafından para transferlerinin doğrulanmasına gerek olmaması ile Bitcoin olmuştur. Söz konusu devletsiz değer birimi, kanun koyucuların ilgisini çekmiştir.

Devletlerin bazen bilerek, bazen kötü yönetimleri sonucu değer kaybeden itibari paraların yerine insanların değer saklama aracı altın, döviz, tahvil, bono gibi yatırım araçlarını tercih ettiği görülmektedir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin itibari paraları farklı kriz nedenleri ile değer kaybına uğramakta, böylelikle kullanıcı sayısı azalmakta veyerini alternatif değer saklama araçları almaktadır.

Hayek (1976) para piyasalarındaki rekabetin sadece ülkeler arasında değil, ülke içinde de olması gerektiğini ifade etmektedir. Hükümetlerin para basması ile ortaya çıkarmış olduğu itibari paranın yanında insanların; frank, pound, dolar, altın gibi istediği para birimini serbestçe kullanabilmesi gerektiğini belirtmiştir. Böylece hükümetlerin enflasyonu kontrol altında tutacağı, aksi durumda yerel para biriminin değerini kaybedeceği ve insanların farklı para birimini kullanacağını vurgulamıştır.

Devletlerin ekonomiyi manipüle etmesini ve para politikalarını yönlendirmesini sağlayan itibari paraların sürekli değer kaybetmesi, insanları servetlerinin değerini kaybettirmeyecek yeni arayışlara yöneltmiştir. Yerli para yerine kullanılan güvenli liman arayışları, insanları değerini koruyan para birimlerine (özellikle Amerikan Dolarına) yönlendirerek dolarizasyona neden olmuştur. Literatürde ilk defa bu çalışmada kullanılan Kripto Paralizasyon terimi ise; itibari paralara alternatif, güvenli liman olarak görülen kripto paralara olan yoğun ilgiyi ifade etmektedir.

İtibari para birimleri, emtialar veya değerli metaller yerine değer deposu olarak kripto paraların kullanılmasını ifade eden Kripto Paralizasyon, literatürde henüz yer almasa da, bu konuyu irdeleyen çalışmalara yer verilmektedir. Borç krizleri, bankacılık krizleri, global veya yerel belirsizliklerin kripto paralarla olan ilişkisini açıklayan çalışmalar ikame etkisi ile açıklanabileceği gibi; döviz kurları, altın, petrol vb. emtialar, borsalar veya endekslerden kripto paralara geçiş etkisini ele alan çalışmalar da spekülatif temelli ilişkiler ile açıklanabilir. Özellikle kripto paraların alternatif bir yatırım aracı olma ihtimalini inceleyen çalışmalar (Bouri vd., 2017c; Selmi vd., 2018; Shahzad vd., 2019),gelişmekte olan ülkelerde bunun gittikçe mümkün olduğunu ortaya koymaktadır. Gelişmiş ülkelerde ise, kısıtlamaların veya belirsizliklerin arttığı durumlarda kripto paralara ilginin arttığı literatürde (Luther ve Salter, 2017; Demir vd., 2018; Wu vd., 2019) ifade edilmektedir.

Merkez bankalarının alternatif dijital para birimlerine olan olumsuz bakışı bazı ülkelerde yasaklamalara, bazı ülkelerde ise düzenlemelere neden olmuştur. Kripto paralara olan büyük ilginin, para politikasının etkilerini zaman içerisinde azaltabileceğini öngören merkez bankaları, Merkez Bankası Dijital Parası adı verilen merkezi kripto paralar üretmenin, parayı kullanan bütün katılımcıları nasıl etkileyeceği konusunda araştırmalara başlamışlardır.

Merkez bankalarının amacı genellikle fiyat istikrarını ve/veya finansal istikrarı sağlamak olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenle yerel paranın volatilitesinin düşük olması karar vericiler için önemli olmaktadır. Merkez Bankası Dijital Parası’nın söz konusu amaçlarla oluşturulmaya çalışılması beklenmektedir. Özel sektörün bu konuda hızlı davranması nedeniyle Stabil Kripto Paralar ortaya çıkmıştır. Değeri Amerikan Doları’na (Tether, USDCoin, Gemini Dollar), Euro’ya (EURS) veya çeşitli değerli madenlere (Digix, SilverToken), hatta emlak fiyatlarına (SwissRealCoin) endekslenen kripto paralar önemli bir değer saklama aracı olarak kullanılabilecektir.

Çalışmada kripto paralar içerisinde hem değer, hem piyasa hacmi, hem de en yaygın olarak kullanılan kripto para olan Bitcoin ele alınmıştır. Burada bazı çalışmalarda ödeme sistemi olarak Bitcoin büyük harfle tanımlanırken, para birimi olarak bitcoin şeklinde küçük harfle tanımlanmaktadır. Bu çalışmada böyle bir ayrım yapılmamıştır. Benzer şekilde kripto para teriminin anarşiyi çağrıştırması nedeniyle devletler ve kurumlar tarafından dijital para terimi daha sık kullanılmaktadır. Bu çalışmada Bitcoin benzeri ilk dönem çıkarılan veya özel girişimler tarafından piyasaya sürülen kripto paralar için kripto para, arkasında devlet desteği olan kripto paralar için ise dijital para terimi kullanılmıştır.

Gelişmekte olan ülkelerden biri olan Türkiye’de dolarizasyon gittikçe artan bir olgu olarak devam etmektedir. Özellikle döviz kurunun artması ile gözlenebilen yabancı para mevduat oranlarının artması, karar alıcılar için dikkat edilmesi gereken bir konudur. Dolarizasyonun yanında Kripto Paralizasyon’da yerel paraya olan alternatifleri ifade eden bir terim olarak literatürde ilk defa bu çalışmada yer almıştır. Özellikle oynaklığın arttığı dönemlerde Kripto Paralizasyon olgusunun daha net biçimde görülebileceği tahmin edilmektedir. Bu nedenle Türkiye özelinde oynaklığın arttığı durumlarda, yatırımcıların döviz veya borsadan çıkarak, yeni bir riskten kaçınma motifi olarak kripto paralara yönelmesi incelenmektedir. Çalışmanın özellikle karar alıcılara söz konusu yeni teknoloji hakkında bilgi vereceği ve geleceğe yönelik tahminlerin doğruluğunun artırılması ile literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Çalışmanın amacı; dünya genelinde adaptasyon süreci hızlanan kripto paralar ve kripto para talebi olarak adlandırılan Kripto Paralizasyon sürecini Türkiye özelinde incelemektir. Bu bağlamda Türkiye’de bulunan yatırımcıların, belirsizliğin arttığı dönemlerde Bitcoin ile yatırımlarına yeni bir yön vermeleri incelenmektedir. Dolayısıyla çalışma dört bölüm şeklinde planlanmıştır.

Çalışmanın birinci bölümünde; paranın tarihçesi ile birlikte yeni para formu olan Bitcoin hakkında bilgi verilmiş, kripto paraların arkasındaki teknolojik altyapı blokzincir tanıtılmış, kripto paralardan bazı örnekler verilerek devletlerin yaklaşımları hakkında bilgi verilmiştir.

Çalışmanın ikinci bölümünde; merkez bankalarının bu konudaki tepkileri, monopol gücünün kırılmaması yönündeki direnç sonrasında dijital parasallaşma sürecine Merkez Bankası Dijital Parası ile dahil olunması ve ortaya çıkarılan örnekler tanıtılmış, alternatif olarak ortaya çıkan, değeri sabitlenmeye çalışılan stabil kripto paralara değinilmiştir.

Çalışmanın üçüncü bölümünde; literatürde Kripto Paralizasyon ile ilgili yapılan çalışmalara yer verilmiştir. Bu bağlamda ekonomik belirsizlik süreçleri ile döviz kurları, emtialar, borsalar ve endekslerden kripto paralara geçişe yer veren çalışmalar ele alınmıştır. Aynı zamanda oynaklıkları artan değer saklama araçlarının, yatırımcıları kripto paralara yönelttiğini gösteren çalışmalar hakkında bilgi verilmiştir.

Çalışmanın dördüncü bölümünde; literatürden hareket edilerek kripto para oynaklık modelleri için uygulanacak yöntem seçilmiş ve tanıtılmıştır. Çok değişkenli GARCH modellerinin uygulandığı çalışmada Türkiye’de yer alan kripto para borsalarının Bitcoin hacimleri incelenerek en yüksek hacimdeki borsalar seçilmiş, USD/TRY döviz kuru, BİST100 Endeksi ve Altın Vadeli İşlem Sözleşmelerinde belirsizliğin arttığı dönemlerin Türkiye’deki kripto para borsalarında yapılan Bitcoin işlem hacimleri ile ilişkisi tahmin edilmiştir. Sonuç bölümünde ise çalışmanın sonuçları ile çeşitli politika önerilerine yer verilmiştir.


Murat Akdağ’ın doktora tezinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.