Malta’nın blokzinciri sektörünü adaya çekmeyi amaçlayan bir mevzuatı geçirmesinden bu yana 14 ay geçti, ancak blokzinciri yazılımını kullanan tek bir kripto borsası veya şirket dahi lisanslanmış değil.

Toplamda 19 finansal hizmet firması blokzinciri şirketleri ve yetkililer arasında aracılık yapmak üzere Sanal Finansal Varlık (VFA) temsilcisi olarak onaylanmış durumda. Ancak hizmetlerine olan talep o kadar yüksek görünmüyor.

VFA temsilcileri toplamda Malta Finansal Hizmetler Otoritesine kripto müşterileri adına sadece 34 niyet mektubu ve 8 resmi başvuruda bulundu. Bu başvuruların hiçbiri henüz onaylanmadı. Yani bu da ülkeye atfedilen ‘Blokzinciri Adası’ markasının yeniden düşünülmesi gerektiği anlamına geliyor.

Malta, yeni nesil teknolojiler konusunda adayı öncü bir ülke olarak konumlandırmayı amaçlayan bir hareket kapsamında Kasım 2018’de blokzinciri alanını düzenleyen üç yasayı kabul etti. Bunun ardından kripto devi Binance ofislerini Malta’ya taşıdı ve ülke, Steve Wozniak, John McAfee, Ben Goertzel gibi teknoloji dünyasının ünlü isimlerinin dikkatini çekmeyi başardı.

Buna karşın birçok oyuncu Malta lisansı almanın düzenleyici ve finansal gerekliliklerinde ayak diretti ve gözlerini başka bir yere çevirdiler.

Ülke çekiciliğini kaybediyor

Malta Blokzinciri Birliği yönetim kurulu üyesi Leon Siegmund, Decrypt’e yaptığı açıklamada ‘Blokzinciri Adası’ heyecanının bittiği söylüyor.

Uluslararası çerçeveden konuşmak gerekirse Malta artık sıcak bir nokta değil. Alman bankalar artık kripto velayet hizmetleri sunmaya başladı. Bunun gibi gelişmeler küçük bir ülkenin cazip bir çerçeve oluşturması için bu küçük zaman aralığının bittiğini gösteriyor.

Siegmund ayrıca, Almanya’nın kripto şirketlerinin Alman vatandaşlarına hizmet verebilmek için Alman lisansı almasını gerektiren son yasasına da atıfta bulundu. Bu hareketi diğer ülkelerde tekrarlarsa Malta artık çok daha az çekici hale gelebilir.