Koronavirüs salgını tüm dünyaya hızlı bir şekilde yayılmasıyla milyonlarca insanın günlük yaşantısını ciddi bir şekilde etkiledi. Bugüne kadar 270.000’den fazla kişinin hayatını kaybettiği salgının kontrol altına alınması için devletler tüm güçlerini kullanıyor.

Hükümetlerin virüsle mücadele konusundaki çözümleri tükenirken blokzinciri teknolojisi getirdiği yenilikçi çözümlerle COVID-19 gibi pandemilerle mücadeleye yardımcı olabilir.

Birçok şirket halihazırda tıbbi malzemeleri, ilaç üretimini ve bağışları takip ederek, finansal işlemleri kolaylaştırarak küresel salgınla mücadelede blokzincirini kullanıyor. Bu yenilikçi teknoloji aynı zamanda vatandaşların, salgının belirtileri ve bunu önlemenin en iyi yolları hakkındaki farkındalığını artırmak için de bir çözüm olarak kullanılıyor.

Tıbbi malzemelerin takibi

Şu anda birçok devlet bu salgınlarla mücadele yollarını aramak ve gelecekte bunları önlemek için aşı ve ilaç geliştirmekle meşguller. Bu durumda bazı kötü niyetli tedarikçilerin hassas durumdan yararlanma olasılığı da arttı. Bu da hastaların yaşamını tehlikeye atıyor.

Blokzinciri, gönderileri merkezi olmayan ve şeffaf bir şekilde izleyerek kullanıcının ilacın gerçek kaynağını bilmesini sağlar. Örnek verecek olursak; ilaç fabrikada üretilip bir blokzinciri sistemine kaydedildiğinde, blokzinciri günlüğü, ürünün üretim anından hastaya ulaşana kadar geçtiği tüm adımları kaydeder. Bu, kullanıcının orijinal ürün ile sahte muadili arasındaki farkı bilmesini sağlar.

Çin son zamanlarda, artan küresel talep nedeniyle bilinmeyen konumlarda üretilen 31 milyondan fazla sahte maskeye el koydu. Gelecekte blokzinciri, tüketicilerin orijinal ve sahte ürünleri kolayca ayırt etmelerini sağlayacak.

Finansa işlemleri kolaylaştırma

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre kağıt paralar, COVID-19’un yayılmasında önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle ödeme yapmak için kredi ve banka kartlarını kullanmak daha iyi bir yol ancak bankaların getirdiği kısıtlamalar, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, dünya çapındaki milyonlarca kullanıcının önünde bir engel oluşturuyor. Bu noktada geleneksel bankaların aksine toplumun tüm üyeleri için eşit olarak sınırsız imkanlar sunan blokzincirinin önemi anlaşılıyor.

Blokzinciri tabanlı bankacılık çözümleri sunan şirketler artıyor. Yine bir örnek verecek olursak; Creditum, kullanıcılara tüm dünyadaki mağazalarda kullanılabilecek blokzinciri ile desteklenen kredi kartları oluşturma fırsatı veriyor. Creditum CEO’su Mahran Musallami blokzincirinin sunduğu çözümlerle ilgili: “Müşteriler hız, güvenlik, güven ve gizliliği önemsiyor ve bu yüzden ihtiyaçlarını karşılamak için blokzincirine güveniyoruz.” ifadelerini kullanıyor.

Bağışların takibi

Birisi bağış yapmak istediğinde aklına gelen ilk şey güven ve şeffaflıktır. Bunlar bir bağışın temel yapı taşlarını oluşturuyor. Kimse yaptığı bir bağışın, ihtiyaç sahiplerine yerine parayı kendi çıkarlarına uğruna kullanan yozlaşmış kurumlara gitmesini istemez. COVID-19’un ortaya çıkışından ve yayılmasından bu yana da birçok kişi ve kuruluş bağış toplamaya başladı, ancak bunların güvenilirliklerini belirlemek oldukça zor.

Blokzinciri, değiştirilemez ve son derece şeffaf bir defter olduğu için güvenilirliği doğrulamanın etkili bir yoludur. Bu kullanım senaryosuna Hyperchain girişiminin geliştirdiği blokzincirine dayalı bağış platformunu örnek gösterebiliriz. Bu platform aracılığıyla bağışçılar ihtiyaç sahiplerini tespit edebiliyor, bağış yapabiliyor ve bunları takip edebiliyor. Böylelikle yaptıkları bağışların herhangi bir sahteciliğe maruz kalmadığından emin olup ihtiyaç sahiplerine ulaştığından emin olabiliyorlar.

Bağış konusunda güvenliğin ve şeffaflığın sağlanması daha fazla bağış toplanmasını sağlayabilir. Yaptıkları bağışın adım adım takip edilebilmesi bireyleri ve kurumları ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmaya teşvik ediyor.

Blokzinciri koronavirüs krizi için faydalı bir çözüm olabilir mi?